Bilgi Toplumunda Öğretmen Nitelikleri

 

ÖZET

Gelişmiş ülkelerin birçoğu bilgi toplumunu yaşarken, gelişmekte olan ülkeler ise sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş aşaması yaşamaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin kaderi geleceğin bilgi toplumunu oluşturacak olan yeni nesillere bağlıdır. Bilginin katlanarak hızla arttığı bir çağda olduğumuz için öğrencilerin yetiştirilmesinde sık sık yenilikler yaşanmaktadır. Yenilikler ve değişen bilgiler karşında ihtiyaç duyulan öğretmen nitelikleri de değişmektedir. Öğrenciler, okul sıralarında ilk kez sınıf öğretmenleri ile karşılaşırlar. Bu yüzden sınıf öğretmenlerinin toplumsal gelişmedeki rolü büyüktür. Bu araştırma ise bilgi toplumunda ilköğretim sınıf öğretmeninin niteliklerini belirlemeyi amaçlamıştır. Kuramsal olarak hazırlanan bu araştırmada bilgi toplumunda ilköğretim öğretmeninin nitelikleri belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bilgi toplumunda ilköğretim öğretmeni şöyle sıralanabilir: İlköğretim öğretmeni, öğrencilerini“öğrenmeyi öğrenme” konusunda yetiştirir; “öğrenen okul” modeline uygundur; “Yaşam boyu öğrenme”yi ilke edinir; bilgi rehberliği yapar; öz değerlendirme yapar; bireysel farklılıkları dikkate alır; bilgi teknolojilerini etkili kullanır; araştırmacıdır; yabancı dil bilir; eleştirel düşünür ve iletişim becerileri güçlüdür.

ANAHTAR KELİMELER: Bilgi Toplumu, İlköğretim, İlköğretim Sınıf Öğretmeni

 

GİRİŞ

Bilgi toplumu kavramı Drucker tarafından kullanılmıştır. Bu toplum tipi ile ilgili kullanılan diğer kavramlar , Mc Luhan’ın “elektronik çağ”, Daniel Bell’in “sanayi sonrası toplum”, Paul Halmos’un “hizmet sınıfı” kavramlarıdır. (Frankel, 1991)

Toplumsal dönüşüm noktalarından her geçişte bilgi, insanlığın vazgeçilmezi olmuştur. Bunun en önemli sebebi, insanoğlunun öğrenme isteğidir. Günümüzde yaşanan teknolojik ve kültürel ilerlemenin tek sebebi de, insanın daima bilme ve öğrenme isteğidir (Çelik, 2005). Beyinde depolanan malumatların bilgiye dönüşümü, bireyin bu beyinde işlenmiş verilere kendine özgü bir değer yüklemesi ile gerçekleşir. Böylece birey, bilgiyi kişiselleştirerek ve içselleştirerek kendine ait yeni bir bilgi üretir. Toplanan veriler, malumat ve bilgiler, insanın zihin süzgecinden geçerek. insan için daha anlamlı hale gelir. (Boiko, 2002).

Bilgi toplumu,anti-endüstriyel bir toplumdur.Yani sanayi ürünleri yerine,bilginin üretildiği ve bilginin alınıp satılan bir meta haline geldiği toplumdur.Bilgi toplumunda bilgi üretimi,üretimin temelini oluşturur. Bilgi üretiminde etkili olan en önemli gelişme ise,bilgisayar ve bilgisayara dayalı bilgi teknolojilerindeki gelişmelerdir. Bilgi toplumu, bilginin depolanmasında, işlenmesinde son derece etikili olan yüzyılımızın son çeyreğinde meydana gelen teknolojik değişimleri içeren, bilgisayar ve bilgi teknolojisi ağırlıklı olan bir toplumdur.(Tonta, 1999). Bilgi toplumlarında bilgisayar ve telekomünikasyon iç içe geçmiştir. Bankalar, mağazalar, devlet daireleri, komşu evler ve işyeri ile bağlantılı olan bilgisayarların, yalnızca iş hayatını değil, aynı zamanda aile yapısını da değiştireceği düşünülmektedir. Üçüncü dalga olarak da adlandırılan bu toplum, gelecekte bürokrasiyi yok edecektir. Devletin rolünü sınırlı tutacak, yarı özerk ekonomilerin oluşmasını sağlayacaktır. Demokratik devletler kurulmaya başlayacak, kendine özgü mantaliteye dayanan savaş biçimi oluşacaktır. Toplumlarda elektronik köşkler meydana gelecektir. Yani evler elektronik aletlerle donanacak, sanat, zanaat, besin üretimi ve diğer küçük çaplı üretimler daha çok ev yönelimli olacaktır. İş yeri arka planda kalacak ev ortamında gerçekleşen yeni işler ortaya çıkacaktır (Toffler, 2008).

Bilgi toplumlarında bilgi sürekli olarak gelişmekte,hızlı bir şekilde yayılmakta ve artmaktadır. “Bilgi çağında insanlığın toplam bilgisi ikiye katlanmış ve insanlığın sahip olduğu bilginin %90’ını son 30 yılda üretilmiştir.” (Elmandjra, 2004). Bilgi toplumuna geçişle birlikte birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da yeni anlayışlar,yeni modeller,yeni öğretim yöntem ve teknikleri ortaya çıkmıştır.

Bilgi patlamasının yaşandığı bilgi çağında, ilköğretim öğrencilerinin bilgi okuryazarı olarak yetiştirilebilmesi için, bilgi toplumunun mantığına ve anlayışına uygun ilköğretim öğretmenlerinin yetiştirilmesine ihtiyaç vardır. Üniversitede öğrendiklerinin üzerine yeni bilgiler katmadan,  25-30 yıl öğretmenlik yapan ilköğretim öğretmenlerin devri artık kapanmıştır. Bilgi toplumunda öğretmen, öğrencilerinin gerisinde kalmamak için gerekirse onlarla birlikte öğrenmelidir.

Ülkemizde sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanabilmesi için, bilgi toplumuna uygun yeni nesillerin yetiştirilmesi gerekir. İlköğretimde sınıf öğretmeni, bilgi toplumuna uygun bireylerin yetiştirilmesinde temel taşlardan birisidir. Birçok sınıf öğretmeni, üniversite eğitiminden sonra mesleklerinin ilk yıllarında genelde kırsal kesimlerde çalışmaktadırlar. Bu yüzden sınıf öğretmeni, yalnızca öğrencileri yetiştirmekle kalmaz aynı zamanda bulunduğu çevrede örnek birey olarak çevresini de aydınlatır. Öğretmen, bulunduğu çevreyi, bilgi toplumuna geçebilmesi için zihinsel olarak hazırlar. Öğretmenin bulunduğu çevreyi ve öğrencilerini bilgi toplumunun gerektirdiği insan profilinden haberdar etmesi, bilgi toplumunun yeniliklerini yakalayabilmek adına önemli bir adım olabilir.

Bu araştırmanın amacı, bilgi toplumunun gerektirdiği eğitim ve öğretim anlayışından yola çıkarak ilköğretim sınıf öğretmeninin bilgi toplumu eğitimve öğretim anlayışına uygun niteliklerini belirlemektir. Bilgi toplumuna geçen ülkeler, eğitimde insana yatırım yapmaktan kaçınmamakta, nitelikli insanların yetişmesi için eğitime destek vermekte ve maddi kaynaklarının önemli bir kısmını eğitime ayırmaktadırlar. Bu yüzden günümüz bilgi toplumunda tüm mesleklerde olduğu, gibi ilköğretim öğretmenliği profili anlayışında da değişmelere gidilmesi kaçınılmazdır. Bu sebeple bu araştırmada ilköğretim sınıf öğretmenlerinin bilgi toplumuna uygun yeni profilinin belirlemesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM

Araştırmada kullanılan model betimsel analiz yöntemidir. Betimsel modeller, geçmişte veya günümüzde var olan bir durumu olduğu şekliyle araştırmayı amaçlayan yaklaşımlardır. Betimsel analiz türünde elde edilen veriler daha önceden belirlenen temalara göre özetlenir ve yorumlanır. Betimsel analizde, görüşülen ya da gözlenen bireylerin görüşlerini çarpıcı bir biçimde yansıtmak amacıyla doğrudan alıntılara sık sık yer verilir. Bu tür analizde amaç, elde edilen bulguları düzenlenmiş ve yorumlanmış bir biçimde okuyucuya sunmaktır (Yıldırım & Şimşek, 2000).

Araştırmada ilk olarak konuyla ilgili ulusal ve uluslararası kaynaklar veri tabanlarından taranmış ve sınıflandırılmıştır. Kaynaklar analiz edilmiştir. Analiz yapılırken, bilgi toplumunda ilköğretim öğretmenlerinin niteliklerinin nasıl olması gerektiği sorusuna cevap aranmış ve öneriler geliştirilmiştir.

BULGULAR ve YORUMLAR

Toplum gelişiminde eğitimin önemli bir öğe olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Gelişmekte olan toplumlarınbilgi toplumu aşamasına geçebilmesi için, eğitimde kademeli olarak değişmeleri,reformları ve yenilikleri gerçekleştirmeleri gerekir. İlk yenilik yapılması gereken kademe ise ilköğretimdir. İlköğretim öğrencilerinin geleceğin bilgi toplumunun ihtiyaç duyduğu bireyler halinde yetiştirilmesi tamamen öğretmenlerin elindedir. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, öğretmen eğitimini ve öğretmenden olan beklentileri değiştirmekte ve buna göre geleceğin öğretmenleri bilgi toplumu eğitim anlayışına uygun bir biçimde şekillenmektedirler.

Öğretmen rollerinde meydana gelen değişim, öğretmen eğitiminde de değişimi ve dönüşümü gerektirmektedir. Öğretmen adaylarının, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği kişilik özelliklerine sahip olup olmaması açısından değerlendirilmesi, Eğitim Fakültelerine girmeden once, öğretmenlik tutum ve davranış testleriyle yapılabilir (Binbaşıoğlu, 2003). Bilgi toplumu eğitim anlayışına uygun öğretmen yeterliliklerinin, öğretmen yetiştirme programı sürecinde öğrenciye sunulan teorik ve uygulamalı çalışmalar aracılığı ile kazandırılması ve beklenen düzeylere eriştirilmesi gereklidir (Yök, 1998). Öğretmen yeterlikleri her branşta farklılık gösterir. Sınıf öğretmenleri birden fazla dersten sorumludur. Bu yüzden sınıf öğretmenlerinin birçok alanda bilgi sahibi olması gerekir. Kendini geliştirmek isteyen sınıf öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği özel alan yeterliklerinden yararlanabilirler  (Meb, 2009).

Bilgi toplumunda aranan ilköğretim öğretmen profili,özellikle öğretim açısından daha önceki  dönemlerin ilköğretim öğretmen profiline göre değişmiştir. Bilgi toplumunda öğrenme süreci, bireyin kendisi tarafından organize edilmekte ve yine kendisi tarafından gerçekleştirilmektedir.   Öğretmenlerin öğretmesi değil, öğrencilerin öğrenmesi, dersin ana amacı olarak belirlenmektedir. Artık bilgi toplumunda öğretim ve öğrenme sürecinin yalnızca öğreten kişi tarafından gerçekleştirilmeyeceği bilinmektedir. (Hesapçıoğlu, 1999).

Ayrıca, günümüz bilgi toplumlarında ilköğretim öğretmeninin, “öğrencinin ilerisinde olması, yol gösterebilmesi, danışmanlık ve kolaylaştırıcılık rolünü oynayabilmesi için, öncelikle kendisini eğitme ve geliştirebilme sorumluluğunu yüklenmesi gereklidir (Fındıkçı, 1998). Öğretmen kendi eksikliklerinin farkında olmalı, bilginin güç ve ana sermaye olduğu bilgi toplumunda, yeterliliğin hayat boyu öğrenmeyle mümkün olduğunu daima bilmelidir. Öğretmen kendini yenilemeye devam etmelidir. Öğrenci de bu süreçte kendine düşen görev ve sorumlulukları yapmalıdır.Bilgi toplumunda öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişim engeli, eski toplumlarla kıyaslandığında giderek kaybolmaktadır. Gelecekte, ilköğretim öğretmenleri, bundan böyle tartışmasız tek ve mutlak doğruya sahip olması beklenen kişiler olmayacaklardır. Öğretmenlerden beklenen temel görev; öğrencinin merakını canlandırması, onu araştırmaya yöneltmesi,öğrenciye öğrenmeyi öğrenme ve sistemli çalışma konusunda  yardımcı olmasıdır. (Rust, 1996).

Bilgi toplumunda okul, öğreten okul yapısından,öğrenen okul yapısına bürünmüştür  (Çötok, 2006). Öğrenen okulda güç ve otorite, öğretmende toplanmamaktadır. Karar verme sürecinde hem öğrencilerin hem velilerin hem de öğretmenlerin söz hakkı vardır. Öğretmen ve öğrenciler arasında standartlaşmış uyum yerine,bireyler arasındaki yetenek farklılıkları öne çıkmaktadır.(Oswald, 1997). Öğretmen, ‘öğrenen okul’ modelinde eğitim sistemi içerisinde sistemle ilgili herkesle uyumlu çalışmalıdır.

Bilgi toplumunda ilköğretim öğretmeni; bilgi edinme, bilgiyi seçme ve bilgiden faydalanma süreçlerini iyi bilmelidir. Çünkü çağın beraberinde getirdiği teknolojik imkânların eğitime katkı yapabilmesi,tamamen öğretmenin öğretim sürecini gerçekleştirme başarısına bağlıdır. Öğretmen teknolojiyi ve bilgiyi ne derecede kullanabiliyorsa o derecede başarılı olabilir. Okulun başarısı da öncelikle o okuldaki öğretmenlerin niteliğine ve onların öğretim sürecini başarılı bir şekilde gerçekleştirmesine bağlıdır. Artık bilgi toplumu ilköğretim öğretmenlerinden öğrencilerini yaşam boyu öğrenme becerileri ile donatmaları istenmektedir. Öyleyse, ilköğretim öğretmenlerin öğrencilerine sürekli öğrenme sürecinde model olabilmeleri için, yaşam boyu öğrenen kişiler olmaları gerekmektedir  (Hagger, Burn, Mutton, & Brindley, 2008).

Bilgi toplumunun eğitim felsefesi, post modern bir eğitim felsefesidir. Post modern çağın eğitiminde birey, program ve öğretim yöntemleri önemli elemanlardır. Postmodernizmde “Eğitimli Birey” kavramı yeni bir anlam kazanmaktadır. “Program tasarıları” ve “öğretim yöntemleri” değişmektedir. Bu bağlamda, kitlesel eğitim, yaşam boyu eğitim, elit eğitim, disiplinler arası esnek eğitim, küreselleşme ve ileri eğitim teknolojileri bilgi toplumu eğitiminin temellerini oluşturur. (Kültekin, 2006)

Bilgi toplumunda ilköğretim öğretmeni, programların önerdiği etkinlikleri sınıfın özelliğine gore, esnek bir şekilde sıraya koyarak öğretim ortamını düzenler. Bu sebeple ilköğretim öğretmeni, öğretim sürecini gerçekleştirirken planda olmayan çalışmalara da yer vermelidir.Mesela bir öğrencinin sınıfta öğretmenine sorduğu bir soru,planda olmamasına rağmen projeye dönüştürülmeli ve öğrencilere proje ödevi olarak verilmelidir. Programlar, son yıllarda yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına göre düzenlenmektedir. Ilköğretim öğretmenlerinin yapılandırmacılığa uygun ders etkinlikleri hazırlarken şu hususlara dikkat etmeleri gerekir. (Brooks & Brooks, 1993) :

  • Öğrencilerin öğrenme etkinliklerindeki özerkliğini ve önceliğini kabul ederek desteklemelidirler.
  • Öğrencilerin bizzat kullanabilecekleri ve öğrenciler arasında etkileşim sağlayabilecek ham ve fiziki materyallerin yanı sıra, birinci elden kaynakları kullanmalıdırlar.
  • Öğretim etkinliklerinde öğrencilerin yaratma, tahmin,yorumlama, analiz ve sınıflama gibi bilişsel etkinlikleri kullanmalarına olanak sağlamalıdırlar.
  • Öğrencilerin kavramlar hakkındaki görüşlerini sormadan önce öğrencilerin kavramları anlama düzeylerini araştırmalıdırlar.

Bilgi toplumunun inşasında, özellikle de eğitim alanında,  bütün aktivitelerde öğretim merkezli yaklaşımdan öğrenme merkezli aktif öğrenme yaklaşımına geçilmesi gerekmektedir.  Öğretmenlere burada öğrenme sürecini devam ettirmede ve öğrencilerine “öğrenmeyi öğrenmeleri”konularında rehberlik etme görevi düşmektedir. Öğretmenlerin ayrıca, öğretim materyallerinin,ders kitaplarının, bilgisayar yazılım ve donanımlarının hazırlanmasında, yeni öğrenme ortamlarının telekomünikasyon yoluyla düzenlenmesinde, pedagojik tekniklerin ve diğer öğrenmeye destek hizmetlerinin kullanılmasında araştırma kuruluşlarına uzman olarak yardımcı olmaları gerekmektedir. (Ringsted, 1998)

Bilgi toplumunda öğretmen her şeyi bilir diye bir anlayış asla söz konusu olamaz.Ancak bilgi toplumunun ilköğretim öğretmenleri, öğrencilerinin bilgiye ulaşmalarında ve öğrenmeyi öğrenmelerinde çok iyi birer yol gösterici olmalıdırlar. Çünkü bilgi toplumunun  öğrencileri artık okulda öğrendikleri ile yetinmeyecekler, okul dışında da bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi kullanma ihtiyacını hissedeceklerdir (Çötok, 2006).

Bilgi devrimi hem yeni ve önemli bilgileri okul ortamına getirdiği, hem de öğrencilerin ihtiyaçları sürekli değiştirdiği için, bilgi toplumunda geniş kapsamlı bir öğretim programı belirlemek gittikçe zorlaşmaktadır.Bilgi toplumuna uygun öğretim programlarında muhtemelen ayrıntılı ders plânları  terk  edilip  daha  çok genel amaçlara odaklanılacaktır.Bilgi toplumu öğretim programlarının hazırlanılması aşamasına  öğrencilerin  katılımları sağlanacaktır. Öğrenme süreci, herkesin kendi hızına göre, zorlama  olmaksızın, bağımsız  olduğu  kadar işbirliğine dayalı yöntemlerle gerçekleştirilecektir. Bu durumda günümüz bilgi toplumu ilköğretim öğretmeninin, öncelikle  kendisini  eğitme ve  geliştirebilme  sorumluluğunu  yüklenmesi  gerekmektedir. Çünkü öğretmen,  kendi yeterlilik düzeyinin farkında olmalı, bilginin  güç  olduğunu, yeterliliğin  sürekli  öğrenmeyle  mümkün olabileceğini, yetersizliğin bedelinin ise çok ağır olduğunu bilmelidir (Çetin, 2004).

Bilgi toplumunun bireyleri,araştırmacı bir ruhla yetiştirilmelidirler. Araştırmacı ruh ve kişiliğe sahip bireylerin yetiştirilmesinde üniversitelere düşen görevlerden biri, yeni toplumdaki bireylerin bireyselleştirilmelerini sağlayacak yöntem ve teknikler geliştirmektir. Bilimsel düşünme ve araştırma alışkanlığı küçük yaşlardan itibaren verilmelidir (Doğan, 2007). Öğretmenlerin öğretme ve araştırma faaliyetlerini yaparken kendilerini aşmaya çalışmaları, geniş ufuklu, takım içinde çalışabilen, iletişim kurabilen, tartışabilen, problem çözme yeteneğine sahip, risk alabilen, çok sesliliğe önem veren, esnek, yeni bilgi teknolojilerinden haberdar olan vebilgi teknolojilerini kullanmasını bilen birer eğitimci olmaları bilgi toplumu ilköğretim öğretmenlerinden istenen temel niteliklerdir. (Numanoğlu, 1999).

Bilgi toplumunda öğretmen ile öğrenci arasındaki iletişim engelleri mutlaka ortadan  kalkmalı,öğrencilerin de söz haklarının olduğu demokratik bir öğretim ortamı hazırlanmalı,sınıf disiplini katı kurallarla sağlanmamalı,esnek katı olmayan,öğrencilerin katılımını da öngören demokratik bir disiplin anlayışı getirilmelidir. Çünkü bilgi toplumuda öğrenci, sınıftaki disiplini sağlamak için sürekli sert görünüşlü ve kızan öğretmen profilini sevmemekte ve bu yüzden okula ve derse yeterli ilgiyi gösterememektedir. Bu yüzden bilgi toplumu ilköğretim öğretmenlerinden beklenen temel görev, öğrencilerin mrak duygularını canlandırmaları ve onları araştırmaya yönelterek, sistemli çalışmalarına yardımcı olmalarıdır. “Öğretmenler öğrencilerin farklı fizyolojik, zihinsel, psikolojik yapılara sahip olduklarını göz önünde bulundurmalı ve öğrencilerini başarılı olabilecekleri konulara yöneltmelidirler. En iyi motivasyon yollarından biri de karşınızdakini dinlemek ve ona fikirlerinin değerli olduğunu hissettirmektir. Öğretmenler çok iyi dinleyiciler olmalıdır” (Fındıkçı, 1998).

Bilgi teknolojilerinde meydana gelen teknolojik dönüşüm,öğretmenin sınıf içerisindeki rolünü de değiştirecektir. Geleneksel olarak öğretmenler birer  “bilgi aktarma aracı” olarak görülmüşler ve bunun yanında da sınıf içinde disiplini sağlama, rehberlik, ölçme ve değerlendirme gibi fonksiyonları da yerine getirenbireyler olarak nitelendirilmişlerdir. Öğretmenlerin yeni görevleri arasında ise, öğretimi planlama ve sınıf içinde bu öğretim planlarının uygulama başarısını denetleme sorumluluğu da bulunmaktadır. Bu yeni görevleri yerine getirebilmeleri için,bir taraftan halen çalışmakta olan öğretmenlerin yeniden eğitimleri gerekirken,diğer taraftan da öğretmen yetiştirmeden sorumlu olan kurumların  öğretim programlarının da öğretmenleri değişen görevlerine hazırlayıcı nitelikte hazırlanılması gerekmektedir (Avcı, Taşçı, Derman & Köymen, 1992).

Bilgi toplumu öğretmeninin öğretim stratejilerinin belirlenmesinde en önemli etken bilgi olmalıdır. Bilgi toplumunun öğretmeni,yerel ve ulusal eğitim amaçlarına ek olarak küresel ve uluslar arası eğitim amaçlarını da benimsemeli ve savunmalıdır.Öğrencilerinin performansını değerlendirdiği gibi kendi performansını da değerlendirmelidir. Eğitimin merkezine kendisini ve öğretmeyi koymaktan ziyade öğrenciyi ve öğrenmeyi koymalıdır. Bilgi toplumunun öğretmeni , uluslar arası eğitim standartlarını yakalamayı ve dünya vatandaşlarını yetiştirmeyi amaçlamalıdır. Kişilerin ve toplumların birbirlerine yaklaşmalarını sağlayıcı etkinlikleri aktive etmelidir (Fındıkçı 2004).

Bilgi toplumunda bireylerin artık en az bir yabancı dil bilmesi gerekmektedir (Bozkurt, 2000). İnternetteki bilimsel yayınların çoğu ingilizcedir. Özellikle öğretmenlerin mesleğindeki gelişmeleri takip edebilmesi için, yabancı dil bilmesi şarttır.  Ayrıca bilgi toplumu öğretmenlerinden, kendi bilim alanlarında son derece güçlü temel bilgilere sahip olmaları ve  bu temel bilgileri nasıl öğreteceklerini bilmelerinin yanında, hemen bütün öğretmenlerden bilgisayar teknolojisine kendilerine yetecek kadar sahip olmaları ve bu teknolojiyi derslerinde etkili olarak kullanmaları beklenmektedir. Çünkü, önümüzdeki yıllarda bilgiye ulaşma yollarının ve karmaşık sistemler içinde insana faydası olacak temel ve doğru bilgilerin alınıp işlenmesi, eğitimin özünü teşkil edecektir. (Ergun, 1996).

Günümüzde bilgisayar destekli eğitim hızla yayılmaktadır.Bu sebeple eğitimi verecek öğretmenlerin, bilgisayar yazılımları ve kullanımları konusunda yetenekli olmaları gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, eğitimin gittikçe bilgisayar destekli eğitim haline gelmesi sonucunda bilgisayar yazılımı ve kullanımı konusunda bilgili eğitimciye ve uzman ekipmana duyulan ihtiyaç ta artmaktadır. Bilgisayar okuryazarı olarak da ifade edilen bu eğitim personelinin günümüz eğitim kurumları açısından oldukça büyük önemi bulunmaktadır (Şentürk, 2008,).

SONUÇLAR VE ÖNERİLER

Bilgi toplumu sürecinde ilköğretim öğretmeninin nitelikleri ana hatları ile şu şekilde tespit edilmiştir :

  • Öğrencilerine “öğrenmeyi öğrenme” konusunda yardımcı olur.
  • İlköğretim öğretmeni, “Öğrenen okul” modeline uygun olan bir öğretmendir. İlköğretim öğretmeni,öğretim materyallerinin, ders kitaplarının, bilgisayar yazılım ve donanımlarının, telekomünikasyon teknolojisine uygun yeni öğrenme ortamlarının hazırlanmasında, eğitim sisteminin diğer çalışanları ile birlikte çalışır.
  • Mesleki gelişiminde “Yaşam Boyu Öğrenme” modelini benimser.
  • Bilgi toplumu ilköğretim öğretmeninin temel görevi, öğretmekten ziyade, bilgi rehberliği ve öğrenme rehberliği yapmaktır.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,Öğrencilerinin performansını değerlendirdiği gibi kendi performansını da değerlendirir (öz değerlendirme).
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeninin,hedefi uluslar arası eğitim standartlarını yakalamak ve dünya vatandaşlarını yetiştirmektir.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,öğrencilerini çok iyi tanır, bireysel farklılıkları dikkate alarak öğrenme ortamını düzenler. Öğrencilerinin ilgi ve yeteneklerine göre zihinsel ve bedensel gelişmesini sağlar.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,okulunun bulunduğu çevrede velilerin ve sosyal kurumların eğitim sürecine katılmasını sağlar.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,bilgi teknolojilerini etkili bir şekilde kullanır. Bilgi teknolojileri ile ilköğretim eğitimi alanındaki bilgilere ulaşır, mesleği ile ilgili yeni bilgileri üretir ve meslektaşları ile bilgi paylaşımı yapar.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni, bilgiye açık araştıran, sorgulayan, bilgileri paylaşan bir kişidir.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,öğrencinin zayıf olan yönlerini güçlendirmekten ziyade,öğrencinin güçlü veya yetenekli olduğu konularda gelişmesine yardım eder.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,öğretim süreci esnasında çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerini bir arada etkin olarak kullanır ve bu yöntem ve tekniklere uygun eğitimsel etkinlikler düzenler.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,en az bir yabancı dil bilir.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,eleştirel düşünme becerisine sahiptir.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeninin,iletişim becerileri gelişmiştir. Ayrıca bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni, öğrencilerin rahatlıkla ulaşabildikleri iletişim kurdukları kişidir.
  • Bilgi toplumunun ilköğretim öğretmeni,öğrenme ortamını öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre düzenler.

Bu araştırmanın önerileri şunlardır:

  • Türkiye’nin bilgi toplumuna daha erken geçebilmesinde öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Bu yüzden öğretmenler bilgi toplumunun eğitim anlayışları ve eğitim yaklaşımları konularında hizmetiçi eğitim yolula eğitilmelidir. Ayrıca ilköğretime öğretmen yetiştirme programları bilgi toplumu eğitim kriterlerine göre geliştirilmelidir.
  • İlköğretim öğretmenlerinin bilgi toplumu eğitimine hazırbulunuşlukları hakkında araştırmalar yapılabilir.
  • Bilgi toplumunda ilköğretim ve lise branş öğretmenlerinin nitelikleri konusunda da araştırma yapılabilir.

 

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir